21 Ocak 2014 Salı

Sonbaharda Göcek, Ekincik, Turunç Pınarı

Ne zaman çakırkeyf bir eğlence ortamı olsa işyerinden arkadaşlar "Osman kaptan bizi tekneye götür" tezahüratları yapıp dururlar. Öte yandan, iş ayık kafayla plan yapmaya gelince çoğu yan çizer. Ya "başbakan" dan izin alamazlar ( lakin tekneye erkek erkeğe gidilecektir ), ya mevsimi soğuk bulurlar, ya da iş güç vardır.

Nitekim geçenEekim sözünün ayıkken de eri iki arkadaş, Reşat ve Emre kaptanlar, hadi denize kaptan dediler. Eşden ve sevgiliden izin kağıtlarını da getirdikten sonra atladık arabaya ver elini Göcek. 33 feet teknemiz 3 kişiye fazla fazlaydı.

İlk günüzmüz 26 Ekim 2013, ılık bir bahar günü, Brisa Del Mar adlı teknemize atladık ve Göcek'in koynuna demirledik. Yassıcalar tabii, başka neresi olacak.

Mevsim sonu teknenin güzellikleri saymakla bitmez:

- Tente derdi yok.Güneş var ama yakmıyor.
- Güneş kremi dedi yok. Hayatta yanmazsın.
- Gece sivrisinek yok
- Gündüz arı yok
- Balık bol
- Koylar boş. Bir tek Almanlar ve İngilizler var ki onlara o hava yaz zaten.

Aç yelkenin, koy rakını, süzül alabildiğine tanrı vergisi boş sulara.

Kaptan adaylarım Emre ve Reşat kaptan, tatile gelmeden önce 30 sayfalık miço rehberimi hatmetmiş, herşeye hazırlıklı gelmişti. Muhabbet, istek, dostluk eşsiz geçti. Çabucak da aldılar tekneyi elimden, götürdüler uzaklara.

 Bir Turunç pınarı yaptık. Ordan Ekincik. Yer yer gri, yer yer mavi, Tanrı ne verdiyse seyrettik gittik.

Bir de video hazırladık o günün ansına, işte aşağıda.





free hit counter